Sosyolojik Muhayyile 1

Bu iki fotoğrafa muhtemelen birçoğumuz daha önce sosyal medyada denk gelmişizdir. Evet komik olmasına komikler ama gerçekten çok çok uzak olduklarını söyleyemeyiz. Abartılmışlar kabul, fakat neticede bu masalarda ne devletler kurulup ne meseleler çözüldüğünü hepimiz biliyoruz. İnsafsızlık etmeyelim, biz de yapıyoruz bunu. Masanın etrafındakiler biraz da bilgili insanlarsa eğer, konuşulan konuşmalar o kadar da saçma olmayabiliyor.

Bu sene, 92 yaşında ölen Polonya asıllı filozof sosyolog Zygmunt Bauman söz konusu konuşmalar için “common sense” tabirini kullanıyor ve aslında Sosyolojik düşünmenin buna oldukça yakın olduğunu söylüyor. “Common sense” için sözlükte “akl-ı selim, sağduyu” gibi manalar veriliyor fakat ben bu bağlamda “ortak akıl” tabirinin daha uygun olacağını düşünüyorum. Dolayısıyla “ortak akıl” ifadesini kullanırken “common sense”i kastediyor olacağım. Meselemize geri dönecek olursak ortak akıl, bizim günlük hayat içerisinde edindiğimiz; yine günlük konuşma ve tartışmalarımızı üzerinden yürüttüğümüz ortak doğrularımız, doğru olduğunu kabul ettiğimiz düşünce biçimlerimiz diyebiliriz. Bauman Sociological Thinking kitabının ilk bölümünde açıklamaya çalıştığımız ortak aklın sosyolik düşünmeye oldukça yakın olduğunu fakat arada sosyoljik düşünmeyi hususî kılan bazı farklılıklar olduğunu ifade ediyor. Yazımızın konusu da işbu farklılıklar.

Meseleyi çok uzatmadan hemen farklılıklara geçeceğim. Sosyolojik düşünmeyi ortak akıldan farklı kılan ilk özellik fikirlerimizin her açıdan savunulabilir olması. Her açıdan savunulabilir olmak ne demek? Günlük konuşmalarda bir fikrin öne çıkması için açık bir şekilde hitabet açısından iyi ifade edilmiş olması ve ikna edici olması önemlidir. Oysa sosyolojik düşünme açısından önemli olan fikirlerin mantıkî olarak kendi içerisinde tutarlı olması ve gerçeklere uygun olmasıdır. Gerçeklere uygunluk daha fazla uğraş gerektirdiği için(problemin bulunduğu sahaya dair bilgi) çoğu zaman bu nokta gözden kaçırılır. Fakat başta zikrettiğimiz gibi sosyolojik tefekkürün ilk şartı, fikirlerin savunulabilir olması ki bu da tutartlılık ve gerçeklik ile sağlanır.

Sosyolojik düşünmeyi farklılaştıran ikinci nitelik, olaylara daha geniş bir açıdan bakışı gerektirmesidir. Günlük konuşmalarda (ortak akıl söz konusuyken) bireyler çoğu zaman olaylara kendi pencerelerinden bakarlar, fakat sosyolojik düşünme için başka kimselerin de tecrübelerine başvurulmalı ve olaylar daha kapsamlı bir bakışla değerlendirilmelidir.

Bana sorarsanız Bauman’ın tasarladığı bu yapı içerisinde sosyolojik düşünmeyi farklılaştıran en bariz özellik üçüncüsüdür. Buna göre sosyolojik düşünme olayları yalın nedenlere bağlamaktan ziyade olaya etki eden tüm faktörleri değerlendirmeyi gerektirir. Günlük konuşmaları düşünürsek sosyal meselelerle alakalı çoğu zaman ortak aklı tatmin edebilecek bir tek neden arandığını görürüz. Olayı birçok sebebe bağlamak meseleyi soyutlaştırdığından, güçlü tek bir fail ve tek bir sebep öne sürmek ikna edicilik açısından daha kuvvetli gelir insana. Bu ikna ediciliğine rağmen tekil sebeplerin gerçekle ilişkisi oldukça zayıf olabilir. Nitekim Durkheim sosyolojinini kuralları içerisinde toplumsal olguların yine başka toplumsal olgularla açıklanması gerektiğini öne sürmüştür. Netice itibariyle sosyolojik tefekkür tekil ve bireysel sebeplere takılıp kalmadan toplumsal olayların arkasındaki tüm faktörlerin değerlendirilmesini gerektirir.

Son olarak sosyolojik düşünmeyi ortak akıldan ayıran dördüncü özellik ise sosyolojik düşünmede ortaya atılan fikrin her defasında yeniden gözden geçirilmesi gerekliliğidir. Ortak akıldan hasıl olan fikirler, insanlar ikna olduğu anda artık apaçık doğru kabul edilir. Bu biraz da insanların alışmasıyla alakalıdır. Bir kere bir fikre kani olduktan sonra o fikir bize diğerlerinden daha yakın gelecektir. Dolayısıyla ortak akıl bunun doğru kabul edilmesini öngörürken, bu fikirler ancak tekrar tekrar gözden geçirilip zihnen eleştiriye tabi tutulursa sosyolojik tefekkür ortaya çıkmış olur.

Böylece Bauman’ın ortaya koyduğu ortak akıl ile sosyolojik düşünme arasındaki dört farkı görmüş olduk.

Hayırlı günler dilerim efendim…

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s